SÖZDE SOYKIRIM YALANININ MİMARI 4 KİŞİ
Sözde Ermeni soykırımı iddiasının temellerini atan Yahudi… Osmanlı İmparatorluğu sınırları dahilinde asırlarca huzur içinde devletine bağlı bir tebaa olarak yaşayan ve ”millet-i sadıka” olarak anılan Ermenileri, Türkler’e karşı kışkırtan ve isyan çıkarmasını sağlayan yabancı güçler, yıllardır Türkiye Cumhuriyeti’nin önüne bir engel olarak çıkarılmaya çalışılan soykırım yalanının da mimarları olarak dikkat çekiyor.
AA muhabirinin çeşitli kaynaklardan yaptığı derlemeye göre, Anadolu’da huzur içinde yaşayan Ermeniler, özellikle misyonerlik faaliyetleri ile isyana yönlendirildi. 24 Nisan 1915′de Ermeni Komitelerinin kapatılıp yöneticilerinin devlet aleyhine faaliyette bulunmak suçundan tutuklanmasını, ardından da çıkarılan Tehcir Yasası’nı ”bir ülkenin kendini ve halkını koruma gayreti” olarak görmek istemeyen dış güçler, Ermeni yalanlarının temellerini attılar.
-AMERİKAN BÜYÜKELÇİSİ HENRY MORGENTHAU-
Soykırım yalanlarının temel taşlarından en önemlilerinin arasında, ABD’nin Yahudi asıllı Büyükelçisi Henry Morgenthau olması dikkat çekiyor.
Tarafsız bir ülkenin büyükelçisi olarak 1914-1916 yılları arasında İstanbul’dan görev yapan Morgenthau’nun yazdığı ”Büyükelçi Morgenthau’nun Hikayesi”, yalanlarla dolu olduğu yabancı araştırmacılar tarafından da çürütülmesine rağmen, halen sözde soykırımı savunan çevreler tarafından önemli bir eser olarak gösteriliyor.
Büyükelçi Morgenthau’nun, Alman ve Türk aleyhtarı bir propaganda kitabı yazmak için yola çıktığı hatıralarını bir ekiple birlikte kaleme alındığı biliniyor.
Büyükelçinin kitabında yer alan belgelerin büyükelçilikte o gün görev yapan 2 Ermeni tarafından hazırlandığı da biliniyor.
-YALANLARLA DOLU ”MAVİ KİTAP”IN MİMARLARI-
Ermeni soykırım yalanı savunucularının baş ucu kitabı olarak görülen ve ”bir propaganda ürünü” olduğu itiraf edilen ”Mavi Kitap”ın mimarları İngiliz Lord James Bryce ve ünlü bir tarih profesörü olan Arnold Toynbee, ABD’yi savaşa çekmek için hazırlanan yalanlarla dolu bir kitabın mimarları olarak tarih önünde yargılanmaktadırlar.
Ağrı Dağı’na tırmanan ve Nuh’un Gemisine ait olduğu ileri sürülen tahta parçalar bulduğunu iddia eden Lord Bryce’ın Ermeni hayranı ve Türk düşmanı olduğu biliniyor.
Ermeni kaynakları ve misyonerlerden alınan bilgilere dayanarak Türklere karşı karalama kampanyası başlatarak korkunç bir tablo çizen Lord Bryce, ABD ve Avrupa’da Türklerin sözde soykırım yaptığı yalanlarının yayılmasının başaktörlerinden oldu. Ona yardım eden Toynbee’nin de Türk düşmanlığıyla soykırım yalanlarının yayılmasında önemli etken olduğu biliniyor.
-ALMAN RAHİP LEPSİUS-
Osmanlı Devleti’nin müttefiki olan Almanya vatandaşı Rahib Lepsius da soykırım yalanlarının kaynaklarından biri olarak dikkat çekici bulunuyor.
Bütün ömrünü Ermenileri savunmaya adamış biri olarak tanıtılan Lepsius’un, Ermenileri kazanma, Alman menfaatlerini koruma hedefiyle kaleme aldığı gerçeklerden uzak bilgiler içeren eseri, soykırım yalanlarının kaynaklarından olmaktadır.
Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kal�c� Ba�lant�
PKK-ASALA Ortaklığı
Ermeni sorunu ile PKK sorunu arasındaki ilişki kamuoyunda yeteri tartışılmamaktadır.
İlk saldırgan strateji, ilk defa 1905”de II. Abdülhamit”e yapılan bombalı saldırı ile başlamıştır.
Anadolu dışında kurulan Hınçak, Tasnak, Ramgavar, Hınçak İhtilal Komitesi, Silahlılar Cemiyeti, Ermenistan’a Doğru Cemiyeti, Genç Ermenistan Cemiyeti, İttihat ve Halas Cemiyeti ve Karahaç Cemiyeti gibi halkı silahlı ayaklanmaya sevk eden örgütlenmeler meydana getirilmiştir. İsyan hareketleri ülkeye yayılmıştır.
1965 yılına kadar sakin bir dönem geçirildikten sonra, Ermeni lobisinin desteğiyle terör hareketleri birdenbire tekrar ortaya çıkarılmış, Türk diplomatları öldürülmeye başlanmıştır. 1972 yılı sonuna kadar çeşitli ülkelerde 20’ye yakın anıt dikilmiş, basın ve yayın yolu ile karalama faaliyetleri programlı olarak uygulamaya konmuştur.
Bu dönemde terörü özendiren, geliştiren, hazırlayan, daha geniş alanlara yayılmasını, ve hedeflerinin çeşitlenmesini sağlayan; terör tim ve grupları oluşturan, yeni örgütlenme çabalarına destek, temas ve ilişkiler ortamı hazırlayanlar, Taşnak ve Hınçak örgütleridir. Yine Ermeni terörü ile eş anlamda kullanılan “Ermenistan’ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu” ASALA’dır. ASALA da manevi ve psikolojik desteği, temas ve ilişkiler ortamını Hınçaklardan almıştır.
Avrupa ve doğu ülkeleri ile Suriye ve Lübnan’da üsler edinen Ermeniler, Kıbrıs Rumları ve Yunanistan ile işbirliği içine girerek eylemlerini gerçekleştirmişlerdir.
Ermeni terör örgütleri, dış dünyanın tepkileri üzerine 1980’li yıllarda taktik değiştirerek, PKK terör örgütü ile işbirliğine girmişlerdir. 1984 yılında bölücü terör örgütü PKK sahneye itilmiş ve Asala-Ermeni terörü geri plana çekilmiştir. Ermeniler ile PKK arasındaki bağlantı açıktır.
· PKK, 21-28 Nisan 1980 tarihini “Kızıl Hafta” olarak ilan etmiş ve 24 Nisan tarihini sözde Ermenilerin katledilme günü olarak anarak, toplantılar yapmaya başlamıştır.
· 8 Nisan 1980 tarihinde Lübnan’ın Sidon kentinde PKK ve ASALA ortak basın toplantısı düzenlemişler ve bir deklarasyon yayınlamışlardır. Bu uzlaşmadan sonra, 9 Kasım 1980 tarihinde Strazburg Türk Başkonsolosluğu’na, 19 Kasım 1980 tarihinde ise Roma Türk Hava Yolları bürosuna yönelik yapılan saldırılar, PKK ve ASALA’ca ortaklaşa üstlenilmiştir.
· Asıl ismi Artin Aramyan olan Abdullah Öcalan, Ermeni Yazarlar Birliği tarafından “Büyük Ermenistan hayali fikrine olan katkılarından dolayı” onur üyeliğine seçilmiştir.
· Ermeni Halk Hareketi’nin bünyesinde, bir çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi bir Kürdistan Komitesi oluşturulmuştur.
· 4 Haziran 1993 tarihinde; Ermeni Hınçak Partisi, ASALA ve PKK mensuplarının katılımıyla Batı Beyrut”ta bulunan PKK terör örgütü merkezinde bir toplantı yapılmıştır.
Ermeni-PKK ilişkisiyle bir diğer örnek ise, 6- 9 Ocak 1993 tarihlerinde Beyrut’taki iki ayrı kilisede düzenlenen ve Lübnan Ermeni Ortodoks Başpiskoposu, Ermeni Parti yetkilileri ile 150 gencin katıldığı toplantılarda kullanılan şu ifadelerdir:
· Şimdilik Türkiye”ye karşı sakin tutum gösterilmelidir.
· Ermeni toplumu gittikçe büyümekte ve ekonomik yönden güçlenmektedir.
· Geliştirilen propaganda faaliyetleri sayesinde, bütün dünyada (sözde) soykırım daha iyi bilinmeye başlanmıştır.
· Ermenistan devleti kurulmuştur, her geçen gün toprakları genişlemektedir ve atalarının intikamını mutlaka alacaklardır.
· Başta ABD olmak üzere, diğer batılı ülkeler de Karabağ’da sürdürülen savaşta Ermenileri haklı bulmaktadırlar. Bu fırsatı değerlendirmek gerekir… Karabağ’da savaşan Ermeni gençlerine yenileri katılacaktır.
· Türkiye’de iç savaş devam edecek, Türk ekonomisi sıfır noktasına gelecek ve vatandaşlar baş kaldıracaklardır.
· Türkiye bölünecek ve bir Kürt devleti kurulacaktır.
· Ermeniler Kürtlerle olan ilişkilerini iyi bir şekilde yürütmeli ve Kürtlerin mücadelelerini desteklemelidirler.
Şimdi daha iyi anlaşılmıyor mu? Ermeni soykırım iddiaları Avrupa ülkelerinde neden kabul ediliyor, Kürt konusuna önem veriliyor. Ve yine ABD kongresine ikide bir tasarı getiriliyor sonra çekiliyor.
Kaynak ; http://realgenocide.wordpress.com
Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kal�c� Ba�lant�

